10'un Yeri Spor Bülteni
NCAA, FIFA Kulüpler Dünya Kupası, Diarra Kararı, Roland Garros
Geri döndük. Yine. Yeniden.
Son iki yılda akademik görevlerimin artması ve kariyer yolculuğumun yoğunluğu sebebiyle büyük bir hevesle beş yıl önce başlattığım bu bülteni çok aksattım. Farkındayım.
Ancak hazır akademik dönem bitmiş, işler de hafiflemişken çarkı tekrar çevirmenin ve bu sefer momentumu da kaybetmeden yayıncılık hayatına devam etmenin tam sırası! Yaz döneminde yeterince hızımızı alırsak kış geldiğinde bunun ekmeğini yiyebiliriz diye düşünüyorum.
Şimdilik haftada bir salı veya çarşamba günleri yayınlanacak şekilde planladığım 10’un Yeri Spor Bülteni’ne tekrar hoş geldiniz. Yine. Yeniden. Birlikteyiz.
Bu sayıda üç önemli habere odaklanıyoruz.
NCAA’deki tarihi karar, 14 Haziran’da başlayacak FIFA Kulüpler Dünya Kupası ve spor hukukçularının yakından takip ettiği Diarra Kararı.
Keyifli okumalar,
Emir
Bunları BilelimABD’de Tarihi Karar: Öğrenci-Sporculara Ödeme Yapılabilecek
Amerikan spor modelinin en güçlü özelliklerinden biri olan eğitim-spor entegrasyonu an itibarıyla büyük bir değişimin virajında. 2009 yılındaki O’Bannon davası ile başlayan süreç, 6 Haziran 2025’te Federal Hakim Claudai Wilken’in verdiği karar sonrası ABD’de yeni bir dönemin başlangıcı olarak görülüyor.
Wilken'in kararına göre, NCAA yapılanmasında bulunan öğrenci-sporcular artık sadece üniversitelerinden aldıkları burslar ve ciddi kısıtlamalarla sunulan imaj hakları (NIL) ile ödeme almayacaklar. Bu sporculara okulları tarafından direkt olarak maaş şeklinde ödeme de yapılabilecek. Ödemeler, merkezi gelir paylaşımı sistemi üzerinden denetimli bir şekilde ve belirlenen takım maaş tavanı (2025/26 itibarıyla okul başına $20.5 milyon) üzerinden yapılacak.
Bu kararın ardından 2016-2024 yılları arasında bu statüde öğrenci-sporcu olarak oynamış sporculara da NCAA tarafından geriye dönük olarak toplamda $2.8 milyar ödeme yapılması bekleniyor.
ABD’de üniversiteler düzeyindeki spor yarışmaları sponsorluk ve yayın gelirleri sayesinde milyar dolar seviyesine ulaşmış durumda ve sporcular yarattıkları bu ekosistemden neredeyse hiç faydalanamıyor. İlerleyen süreçte, NCAA sisteminin majör ligler seviyesinde olmasa da minör ligler seviyesinde bir profesyonel bir yapılanmaya ulaşacağını söyleyebiliriz. Tabii bu değişimin özellikle üniversite seviyesindeki öğrencilik/sporculuk dengesi üzerindeki fayda ve zararlarını zaman içerisinde göreceğiz.
#NCAA #öğrenci-sporcu #dava #maaş
FIFA Kulüpler Dünya Kupası 14 Haziran’da Başlıyor
Uzun süredir merakla beklenen ve hakkında birçok farklı boyutta tartışmanın yapıldığı FIFA Kulüpler Dünya Kupası (FCWC) 14 Haziran’daki Al Ahly FC - Inter Miami CF maçıyla bu hafta sonu başlıyor.
FIFA Başkanı Gianni Infantino’nun en önem verdiği projelerinden biri olan bu turnuva, aslında FIFA Konseyi’nin 2019 yılında aldığı karar ile 2021 yılında 24 takımla düzenlenecekti. Fakat pandemi sebebiyle proje rafa kalktı ve Konsey’in 2022 Aralık’taki yeni kararına kadar gündeme gelmedi. 2022’de karar verilen formatta ise takım sayısı 32 olarak belirlendi ve aslında 1930’dan bu yana dört yılda bir düzenlenen FIFA Dünya Kupası formatına benzer* bir hale getirildi.
Turnuva hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
Bir futbol sever olarak bakınca dünyanın dört bir yanından gelen ve geride kalan yılda kıtalarının en iyileri olarak görünen 32 kulüp takımının birbirleriyle maç yapacak olması heyecan verici duruyor. Ancak bu turnuva yarattığı heyecandan katbekat daha fazla tartışmayı beraberinde getiriyor.
Kulüpler Dünya Kupası’na gelen en büyük eleştirilerden biri, Dünya Profesyonel Futbolcular Birliği’nin (FIFPro) zaten sıkışık olan futbol takvimine ‘çok da gerekli olmayan’ bir büyük turnuvanın daha eklenmiş olması görüşüydü. Özellikle Avrupa’nın elit düzey takımlarında oynayan futbolcular yılda 80-90 maça çıkıyorlar ve her sezon sonunda dinlenebilmek için en fazla 1-1.5 ay süreleri oluyor. Çift yıllarda yapılan (2022, 2024, vb. gibi) Avrupa Kupası ve Dünya Kupası sebebiyle bu oyuncular (ve haliyle milli sporcusu çok olan elit takımlar) yorgun ve hatta zaman zaman sakatlanarak yeni sezona başlamak durumunda kalıyorlar. FIFA ise sporcu sağlığı konusu ve kulüplerin kendilerinden gelen yoğun itirazlara rağmen yeni bir gelir kapısı olarak gördüğü bu turnuvaya çok güveniyor.
Bir başka tartışma konusu ise, bu turnuvanın yukarıda geçen ulusal takım turnuvalarının yanı sıra UEFA Şampiyonlar Ligi gibi artık bir marka olmuş organizasyonlara da rakip olarak çıkması ve aslında FIFA’nın organizasyonel anlamda yetkisi aşıyor olduğu iddiası. Dünyanın en çok gelir üreten spor liglerinden biri olan Şampiyonlar Ligi ve onun organizatörü UEFA da haliyle kulüpler ve oyuncularla aynı safta yer alıyor.
Detaylarına girmesek de birçok farklı tartışma konusu daha da ekleyebiliriz: Taraftar kültürüne öncelik verilmemesi, turnuvanın finansmanında Orta Doğu sermayesinin orantısız kullanılması, 2026 FIFA Dünya Kupası ev sahiplerinden ABD’nin (ve Trump’ın) bu turnuvaya da ev sahibi olması ve bunu ‘soft power’ anlamında futbol dünyasındaki lobisini güçlendirme amaçlı kullanması, vb.
Maçlar başlayınca bu tartışmalar biraz olsun etkisini kaybedecektir ancak sahadaki futbolun kalitesi ve tribünlerdeki desteğin büyüklüğü bize çok daha iyi bir resim çizecektir. Bekleyip göreceğiz.
*Geleneksel olarak 32 takımla düzenlenen FIFA Dünya Kupası’nın da 2026 itibarıyla 48 takıma çıkacağını da hatırlatalım.
#FIFA #KulüplerDünyaKupası #tartışma
OynatalımSon yıllardaki en ‘epik’ finallerden birinin özetini izlemeden geçmeyin.
Altı (6) saatiniz varsa maçın tamamını da izlemeyi deneyebilirsiniz!
Grafik-InfoSürdürülebilirlik Yöneticisi Olan Avrupa Kulüpleri (5 Büyük Lig)
İnceleyelimFIFA Kulüpler Dünya Kupası 2025 Yönetmeliği
Spor HukukuSpor tarihinde çoğunlukla spor hukukçularının hakim olduğu ama spor severlerin genelde pek de fark etmediği bazı ‘sistem-değiştiren’ kararlar vardır. Bosman kararı bunların en meşhurudur. Matuzalem, Pechstein ve (henüz süreç devam ediyor olsa da) Semenya kararları da bu kategoriye dahil edilebilir.
Artık bu listeye bir karar daha ekleyebiliriz: Diarra Kararı.
Kararın detaylı analizini FIFPro baş hukuk müşaviri Alexandria Bruinewoud’un kaleminden de okumak isterseniz buraya buyrun.
Türkçe bir yorum yazısı okumayı tercih ederseniz Erdem&Erdem Hukuk Bürosu’ndan Av. Ece Özsu’nun bu detaylı analizine göz gezdirebilirsiniz.
DuyuralımKadir Has Üniversitesi Spor Çalılşmaları Merkezi olarak neredeyse 20 yıldır düzenlediğimiz eğitim programlarından Spor Hukuku ve Yönetimi Sertifika Programı’nın bu seneki mezunlarının bir araya gelerek oluşturduğu Lex Sportiva topluluğunun bir sonraki etkinliği 14 Haziran Cumartesi günü 13:00’da Kadir Has Üniversitesi Cibali Kampüsü’nde düzenlenecek.
Bu seferki konuk konuşmacı ise Av. Ebrar Efkan Bilgiç olacak.
Ücretsiz kayıt olmak için buraya tıklayabilirsiniz.









